Operasyonun Gerçekleştiği Tarih: 08.01.2026 / Fotoğrafın Çekildiği Tarih: 15.01.2026
*Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.
İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Not: Bu paylaşım, hastanın açık rızası alınarak yalnızca bilgilendirme amacıyla yapılmıştır.
“ bilgilendirme amaçlı içerik “
Bazı vakalar vardır ki ilk bakışta “bu diş çekilir” dedirtir. Ancak hastamızın dişi ağızda tutma konusundaki yüksek motivasyonu ve modern biyomimetik teknikler birleştiğinde, çekim sınırındaki bir dişi bile fonksiyonel hale getirmek mümkün olabiliyor. Bu vakamızda, diş eti seviyesinin altında kalmış, harap bir dişin aşama aşama kurtarılma sürecini inceliyoruz.
Hastamızın ilk muayenesinde karşılaştığımız tablo oldukça zorlayıcıydı:
Aşırı Madde Kaybı: Dişin neredeyse tamamı çürük veya kırık nedeniyle kaybedilmiş, sağlam doku diş eti seviyesinin altına inmişti.
İzolasyon Zorluğu: Diş etinin altındaki bir dokuya güvenli bir restorasyon yapmak imkansıza yakındır; çünkü kan ve tükürük, dolgunun dişe tutunmasını engeller.
Dişi çekilmekten kurtarmak için “Deep Margin Elevation” (Derin Marjin Yükseltme) tekniğini kullandık:
Maksimum İzolasyon: Dişi diş etinden ayırmak ve kuru bir çalışma alanı sağlamak için teflon bantlar ve özel bariyerler yardımıyla izolasyonu en üst seviyeye taşıdık.
Kademeli Yükseltme: Diş etinin altında kalan dokuları, özel kompozit sistemlerle diş eti seviyesinin üzerine kadar “yükselttik”. Bu sayede diş, üzerine kaplama yapılabilecek sağlıklı bir kaideye kavuştu.
Dijital Ölçü ve Tasarım: Dişi hazırladıktan sonra dijital ölçüsünü aldık. Bilgisayar ortamında, dişin doğal morfolojisini (girinti ve çıkıntılarını) birebir taklit eden bir tasarım yaptık.
Bu vaka için İndirekt Hibrit Restorasyon tercih ettik. Laboratuvar ortamında hazırlanan bu parça, standart dolgulardan çok daha dayanıklı ve hassas bir uyuma sahiptir.
Kumlama ve Hazırlık: Yapıştırma (simantasyon) öncesi diş yüzeyini kumlayarak mikroskobik düzeyde pürüzlendirdik. Bu, restorasyonun dişe “biyomimetik” bir şekilde, yani sanki dişin kendi parçasıymış gibi tutunmasını sağlar.
Biyomimetik Taklit: Dişin olması gereken doğal formunu (tepelerini ve vadilerini) taklit ederek, çiğneme kuvvetlerini doğru karşılayacak bir morfoloji oluşturduk.
Sadece iki randevuda (hazırlık ve bir hafta sonraki yapıştırma seansı) süreci tamamladık.
Radyolojik Başarı: Final röntgeninde, restorasyonun dişle olan kusursuz uyumu ve kaybolan dokuların nasıl eksiksiz tamamlandığı net bir şekilde görülüyor.
Fonksiyonel Kazanım: Çekilmesi planlanan bir diş, artık hastamızın kendi kökü üzerinde, doğal bir diş gibi çiğneme fonksiyonuna katılıyor.