Bu vakamız, genetik faktörlere bağlı olarak çene yapısına göre daha küçük dişlere sahip olan genç bir hastanın estetik ve fonksiyonel sorunlarının çözümünü ele alıyor. Dişlerinin küçük kalması nedeniyle oluşan diastemalar (dişler arası boşluklar) ve mevcut çok sayıda çürük, hastanın temel şikayetlerini oluşturuyordu.
Hastamızın temel estetik kaygısı, ön grup dişlerdeki boşluklar ve genel diş formuydu. Muayene sırasında şu durumlar tespit edildi:
Diastemalar: Çene yapısı daha geniş olmasına rağmen dişlerin genetik olarak küçük kalması, belirgin boşluklara neden olmuştu.
Çürükler: Ağızda, sağ alt bölge de dahil olmak üzere, çok sayıda sağlıksız çürük mevcuttu.
Yapısal Zayıflık: Ön dişlerden bir tanesi daha önce kanal tedavisi görmüş, madde kaybı nedeniyle dayanıklılığını yitirmişti.
Bu kadar fazla çürük ve madde kaybı olan dişlere lamine (ince kaplama) uygulamak mümkün değildi. Bu nedenle, dişleri güçlendirecek ve estetiği sağlayacak tam kuron (full kron) restorasyonu planlandı.
Tedaviye, öncelikle tespit edilen tüm çürüklerin temizlenmesi ve tedavi edilmesiyle başlandı. Ardından, ön estetik bölgeye odaklanıldı:
Zayıf Dişin Kurtarılması: Kanal tedavisi görmüş ve büyük ölçüde madde kaybetmiş olan diş, post (destek çubuğu) uygulamasıyla stabilize edildi ve üzerine uzatılarak neredeyse kök seviyesinde kalmış bir diş kurtarılmış oldu.
Monolitik Zirkonyum Tercihi: Materyal olarak, yüksek dayanımı ve doğal estetiği sayesinde monolitik zirkonyum kaplamalar tercih edildi.
Destek Amaçlı Bağlama: Maddi desteğini yitirmiş olan kanal tedavili diş ile yanındaki diş, birbirine destek olması amacıyla köprü şeklinde bağlandı.
Hijyene Odaklı Tek Tek Çalışma: Bağlanan iki diş dışındaki diğer dişler, hastanın temizliğini kolaylaştırmak ve daha doğal bir görüntü elde etmek amacıyla tek tek çalışıldı. Bu, hastanın diş aralarına diş ipiyle girebilmesini sağladı.
Hastanın tercih ettiği renk doğrultusunda üretilen zirkonyum kaplamalar, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan mükemmel sonuç verdi. Diastemalar tamamen kapatıldı, dişlerin formu çene yapısıyla uyumlu hale getirildi ve en önemlisi, zayıflayan dişler güçlü bir şekilde restore edilerek uzun ömürlü bir gülüş elde edildi.