Bazı vakalarımızda dişler kemiğe sıkı sıkıya bağlı ve sağlam olsa da, yüzeylerindeki yaygın çürükler ve zamanla oluşan aşınmalar hem sağlığı hem de estetiği ciddi şekilde tehdit eder. Bu vakamızda; dikey boyut kaybı, hipomineralize alanlar (çürük başlangıcı) ve yoğun lekelenme şikayetleriyle gelen hastamızda uyguladığımız Monolitik Zirkonyum sürecini inceliyoruz.
Operasyonun Gerçekleştiği Tarih: 18.11.2025 / Fotoğrafın Çekildiği Tarih: 06.12.2025
*Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.
İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Not: Bu paylaşım, hastanın açık rızası alınarak yalnızca bilgilendirme amacıyla yapılmıştır.
“ bilgilendirme amaçlı içerik “
Hastamızın ilk muayenesinde tespit ettiğimiz temel sorunlar şunlardı:
Yaygın Çürükler ve Hipomineralizasyon: Diş yüzeylerinde yaygın çürükler ve mine yapısının bozulmaya başladığı zayıf alanlar mevcuttu.
Dikey Boyut Kaybı: Dişlerin çiğneme yüzeylerindeki aşınmalara bağlı olarak diş boyları kısalmış, bu da yüz estetiğini ve eklem dengesini etkilemeye başlamıştı.
Yoğun Lekelenme: Estetik kaygının temelini oluşturan, derinlere işlemiş sarı ve kahverengi lekeler.
Hastalarımız sıklıkla “Lamine (Yaprak Porselen) yapılabilir mi?” diye sorarlar. Eğer dişlerin sadece ön yüzeylerinde ufak problemler olsaydı, çok daha az kesimle lamine veya kompozit eklemeler yapılabilirdi. Ancak bu vakada:
Çürüklerin dişin her yüzeyine yayılmış olması,
Diş dokusunun korunması için dişi çepeçevre “zırh” gibi saracak bir korumaya ihtiyaç duyulması, nedenleriyle dişi tamamen kapsayan Monolitik Zirkonyum kronları tercih ettik.
Zirkonyum uygulamalarında dişin her yüzeyinden aynı miktarda kesim yapılmaz.
Fonksiyonel Alanlar: Çiğnemenin ve baskının olduğu yüzeylerde materyalin dayanıklılığı için yeterli alan açılır.
Fonksiyonel Olmayan Alanlar: Dişin yan ve iç yüzeylerinde, dokuyu korumak adına minimum seviyede kesim yapılır.
Dijital Ölçü: Kesim sonrası aldığımız dijital ölçülerle, açtığımız alanın materyal için uygunluğunu milimetrik olarak kontrol ettik.
Tüm dişler kesilmesine rağmen, hastamızın mevcut dişleri ağızda olduğu için orijinal dikey boyutunu (alt ve üst çene arasındaki mesafe) korumayı başardık. Bu, eklem sağlığının bozulmaması ve hastanın yeni dişlerine yabancılık çekmemesi adına kritik bir adımdır.
Tedavi sonunda, hastamızın kendi diş formlarını koruyarak ama kusurları gidererek doğallığı yakaladık:
İncisal Şeffaflık: Dişlerin uç kısımlarına verdiğimiz şeffaflık efektleri ile “takma diş” görüntüsünden uzaklaştık.
Diş Eti Uyumu: Restorasyonları diş eti sınırlarına göre şekillendirerek hem hijyenik hem de estetik bir geçiş sağladık.
Dayanıklılık: Yaygın çürük nedeniyle harap olmuş dişleri monolitik zirkonyumla koruma altına alarak ömürlük bir kullanım hedefledik.
Bilgilendirme metninin son güncelleme tarihi: 18/02/2026